Asteroitler ve Ben…

ASTEROİTLER VE BEN 

Tüm okuyucularıma selamlar ve sevgiler öncelikle. Size bugün aslında sıkça duyduğum ama öncelikle şu asteroitler kenarda dursun çok da anlamadım zaten dediğim bir konudan bahsetmek istiyorum. Anlamadım diyorum ama konunun içine girdikçe büyüsüne kapılıp bu konuyu mutlaka sizlere yazmalıyım dedim. Geçen yıl başladığım Uranyen Astroloji yolculuğumda çok sevgili ve değerli hocam Sevilay Eriçdem bizlere ilk başta sindire sindire Transneptünyenleri (Neptün ötesi farazi noktalar olan ki bu konuda da yazılarım çok yakında gelecek) öğretti. Ve sonrasında tabiri yerinde ise asteroitler ile ilgili bilgileri üzerimize boca etti. Hocamın da hep dediği gibi bu asteroitleri öğrenmek deneyim ister, emek ister. Ben de şimdi hem tek tek asteroidleri sizlere anlatacağım hem de bu konuda bol bol pratik yapacağım. Çok uzun sürecek bir serüvene merhaba diyorum. Elimden geldiğince, dilimin döndüğünce sizlere hem asteroidlerin mitolojilerini, hem de anlamlarını yazmaya çalışacağım.

Asteroit kuşağını anlatmadan önce size asteroidler hakkında kısadan bir bilgi vereyim. Asteroitler bir tür gök cismidir ve boyutları ortalama olarak bizim ayımız kadardır diyebiliriz. (Ortalama diyorum tabii ki daha büyük olanlarda var) Tabii bu asteroitler cüce gezegenlerden de oluşmaktadır. Yani çap ve kütle bakımından gezegenlerden tabii ki daha ufaklar. Bu da böyle biline.

Benim aklıma ilk bu soru gelmişti. Belki sizin de aklınıza gelmiştir. Nerden çıktı bu asteroitler Zafer? Yetmedi mi sana Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve diğerleri. Ben de hala bu soruyu soruyorum kendime ama bir doğum haritasına baktığımızda bu asteroitlerden aldığımız tüyoları görünce hemencecik gidiyor aklımdan bu soru diyorum iyi ki de varlar, hepsini seviyorum.

İşte tam da bende bunu diyecektim. Nerde bu asteroitler zafercim. İki asteroit kuşağımız var. Bunlardan ilki olan ana asteroit kuşağı ki kendisi Mars ile Jüpiter arasında bulunmakta ve güneş sistemimizin ilk oluşumundan kalan sayısı 600 binden fazla olan irili ufaklı gök cisimleri (asteroit) ve cüce gezegenlerden oluşmakta. Benim toplam araştırıp adını bulduğum 21278 adet asteroit var tabii ki hepsinin anlamını bilmiyorum bilmeme de henüz imkân yok. Şimdilik ortalama 60 tanesini ben biliyorum ama bu araştırma yazı dizimle çok daha fazlasını öğrenmeyi hedefliyorum.

Akla gelen diğer bir soru da bu asteroitler ne kadar sürede dönüşünü tamamlıyor sorusu oluyor. Ya da bu kadar çok asteroit varsa bunlar çarpışmıyor mu? Düşünsenize Pallasla Ceres çarpıştı aha gitti güzelim asteroitler dediğimizi. Tabii ki öyle olmuyor her asteroitin bir yörüngesi var ve bu doğrultuda hareket ediyor. Zaten bir de şöyle bir gerçek var iki asteroid arası uzaklığı en yakını dünyamızla ay kadar olduğu söyleniyor. Düşündüğümüz kadar öyle tıka basa dolu değil yani o kuşakta. Asteroitlerin gezegenler gibi sabit bir hızları yok bundan dolayı da hesaplarının iyi yapılması ve ya programlarla kontrol edilmesinde fayda var.  Marsa daha yakın olan asteroitler ortalama 3 yılda bir döngüsünü tamamlarken, Jüpiter’e yakın olan asteroitler dönüşünü ortalama 6 yılda tamamlamaktadırlar.

İkinci asteroit kuşağımızda ise bunlar Neptün sonrasında yer alan Kuiper kuşağıdır. Bu kuşak 1992 de Hawaii deki gök bilimciler tarafından keşfedilmiştir. Tabi Neptün sonrası bir kuşak olduğu için çoğu buzlu cisimler olarak kayıtlara geçmiş. Buradaki asteroitler yaklaşık 1000 adet olduğu varsayılmaktadır. Şu ana kadar 400 adet gezegenimsi göktaşı (asteroit) keşfedilmiştir. Bu kuşakta kaya yoğunluğunun birden bire azalmasından dolayı da buraya Kuiper uçurumu da denmektedir.

Gelelim asıl konumuza benim adını bulduğum 21278 asteroit arasından bildiğim 60 tanesini ilk başta açıklamaya çalışacağım. Sonra araştırmalarımla birlikte bilmediğim ve astrolojide kullanılan diğer asteroitleri de sizlere yazmaya çalışacağım ama bu çok uzun bir yolculuk olacak. Umarım benimle birlikte güzel bir yolculuk olur. Bu arada bu asteroitlerin her birinin bir numarası ve özel glifi bulunmakta elimden geldiğince burada bunları da anlatacağım. Size ilk başta aşağıda adını yazdığım ilk 10 asteroiti açıklamaya çalışacağım.

İlk asteroit olan ve ana asteroit kuşağının en  büyüğü olan Ceresle ilgili çok kısa bir bilgi verip kaçıyorum. Kendisi 1801 yılında Giuseppe Piazzi tarafından keşfedilmiştir. Uzun süre bu Ceres için 8. Gezegen ünvanı verilmiştir. Ve bir önemli bilgi daha Ceres bu kuşaktaki maddelerin 1/3 üne sahiptir. Detaylar çok yakında ilk asteroit olan Ceres yazımda hem mitolojik olarak kendisini inceleyeceğiz. Hem de asteroit olarak. O zamana kadar beni takipte kalın… Sevgiler…

  • CERES
  • PALLAS
  • JUNO
  • VESTA
  • ASTRAEA
  • HEBE
  • IRIS
  • FLORA
  • METIS
  • HYGIEA

About zaferoba

Check Also

11 derece Kova Burcunda Dolunay – Kendimize yeni bir bakış

Öncelikle herkese selamlar, İstanbul saatine göre 18:58 de Kova burcunun 11 derecesinde gerçekleşecek olan Uranüsyen …

Bir cevap yazın